Aile içi şiddetin yaşandığı evlerde bulunan çocuklar gerginlik ve endişe dolu, korkunun hakim olduğu bir ortamda büyürler. Bu çocukların yaşadıkları duygusal ve psikolojik travmaya neden olabilir. Duygusal ve fiziksel olarak güvenli, emniyetli, besleyici ve öngörülebilir bir ortamda büyümek yerine, bu çocuklar gelecek hakkında sürekli endişelenmek zorunda kalırlar ve  ne zaman tekrar olacağını öngörmeye çalışarak, kendilerini ve kardeşlerini korumaya çalışırlar. Genellikle her geçen gün başlıca hedefleri budur; bu nedenle eğlenmek, gevşemek veya geleceğe yönelik planlama yapmayı düşünmek onlar için neredeyse imkansızdır.
Duygusal ve psikolojik travma:
Aile içi şiddet ile yaşayan çocuklar gerginlik ve korku hakim olan bir hane halkıyla yaşamanın etkisiyle duygusal ve psikolojik travmaya maruz kalmaktadır. Bu çocuklar, annelerini tehdit altında, aşağılanmış veya fiziksel ya da cinsel saldırıya uğramış görecekler. Çatışma ve şiddeti duyacaklardır ve şiddet olaylarından sonra annelerinin yaralanmaları ve şiddete travmatik tepki gibi olayları göreceklerdir. Çocuklar ayrıca, annelerine zarar vermek için istismar eden kişiler tarafından kullanılabilir ve manipüle edilebilir.
Queensland Aile İçi Şiddet Görev Gücü tarafından 1988 yılında yapılan bir raporda, şiddet içeren evlerde yaşayan çocukların yüzde 90’ının annelerine karşı gerçekleştirilen şiddete tanık oldukları belirtildi. Avustralya Kriminoloji Enstitüsü tarafından yapılan araştırmalarda anket yapılan gençlerin yüzde 15’i evde şiddet görürken, gençlerin yüzde 32’si aile içi şiddet yaşayan birilerini tanıyordu. (Gençlerin Aile İçi Şiddet Tutumu ve Deneyimi üzerine Ulusal Araştırma 2000 ). Annelerine yapılan şiddete şahit olan çocuklar, fiziksel olarak istismar edilen çocukların deneyimine benzer davranışsal, somatik veya duygusal sorunları sıklıkla kanıtlarlar ( Jaffe, Wolfe ve Wilson 1990 ).

 

Fiziksel yaralanma riski:
Çocuklar, kavga  anında ya da istismar edenin niyetinde hedef oldukları için bu duruma yakalanabilir. Bebeği olan bir anne şiddeti yaşarken bebeğini tutmaktaysa,çocuk arada kalıp yara alabilir. Çocuklar, bir silah veya atılan- fırlatılan cisimlerle yaralanabilirler ve büyük çocuklar, annelerini savunmak veya korumak için müdahale edince birebir saldırıya maruz kalırlar. ( Hilberman ve Munson 1977-78 ).
Fiziksel veya cinsel tacizin doğrudan kurbanı:
Bir çocuk fail tarafından doğrudan hedef alınabilir. Fiziksel, cinsel istismar ya da ciddi ihmalkarlığa maruz kalabilir. Aile içi şiddet ve çocuk istismarı arasındaki örtüşme belirlendiğinden beri 20 yılı aşkın bir süredir; eşlerine kötü davranan erkekler de çocuklarına da  saldırıya geçirebilirler. Annelik yapan kadınların istismarı çoğunlukla çocuk istismarının önlenmesinden önce yapılmaktadır ( Stark & ​​Flitcraft, 1988 ). Tüm kötü evliliklerin en az yarısında çocuklar cezalandırır ( Pagelow, 1989 ). Anneye kötü davranım ne kadar şiddetli ise, çocuk istismarı o kadar kötü olur.
Kız çocuklarının erkek çocuklarından daha fazla kurban olma olasılığı daha fazladır ( Dobash ve Dobash 1979 ). Kadın istismarı da kız çocukların cinsel istismarı bağlamıdır. Annesi, babası tarafından saldırıya uğrayan kızların cinsel taciz riski,aile içinde  küfür bile olmayan ailelerin kızlarından 6,51 kat fazla olasılıktadır.(Bowker, Arbitell ve McFerron 1988). Araştırmalarda bir erkek,çocuk istismarının faili olduğunda,çocuğa yapılan herhangi bir hasarın şiddetleneceği ihtimalinin% 70 olduğunu ve aile içindeki çocuk ölümlerinin% 80’inin babalar veya vekiller tarafından atfedilebileceğini ortaya koymaktadır. (Bergman, Larsen ve Mueller 1986 ).
Ayrılma sırasında veya sonrasında çocuk kaçırma olayını içeren şiddet şekli:
İstismarcıların, eşlerinin terk etmelerini engellemek veya eşlerini ve çocuklarını ayrılmanın ardından eve dönmeye zorlamak için sıklıkla şiddet kullanımını ve istismarını artırdığı konusunda açık bir kanıt bulunmaktadır. İstismar eden kimse, ayrılık sebebiyle kadını cezalandırmak için çocuklarını annelerinden uzaklaştırmaya ve bazı durumlarda çocukların öldürülmesine dahi neden olabilir. Ayrılma sırasında ve sonrasında çocuklara yönelik risk büyüktür.
Çocuklar ve gençlerin aile içi şiddete tepkileri:
*Kendini suçlama
*Çaresizlik
*Keder
*Duygu karmaşası
*Korku
*Dehşet
*Terör
*Endişelenmek
*Üzüntü
*Çaresizlik
*Utanç
*Öfke
*Uyuşma

 

Aile içi şiddet çocukları nasıl etkiler:
*Zayıf konsantrasyon
*Saldırganlık, hiperaktivite, itaatsizlik
*Kalitesiz uyku/uykusuzluk, kabuslar
*Para çalma, düşük benlik saygısı
*Hiçbir duygu göstermeme (‘aralıklı’)
*Daima kenarda olma
*Normal ev hayatı hakkında hayal kurmak
*Geleceğe ilişkin karamsarlık
*Fiziksel belirtiler
Aile içi şiddet, gençler için nasıl bir etkiye sahiptir:
*Depresyon
*Kaygı
*Para çalma
*Ebeveynlerin Kötüye kullanımı
*Annelerini korumaya çalışırken, şiddet uygulama
*Zayıf geliştirilmiş iletişim becerileri
*Ebeveyn çatışması
*Ailenin evinden kaçmak için erken evlilik veya bir ilişki başlatma
*Aileden utanma
*Utanç
*Zavallı benlik imgesi
*Yeme bozuklukları
*Akademik başarı düşüklüğü
*Okuldan ayrılma
*Kendine güvensiz kişilik
*Evden uzak durma
*Evden kaçmak
*Başkalarından izole hissetmek
*Şiddetli patlamalar
*Akranları etkilemek için tehlikeli risk alma davranışlarına katılmak
*Alkol ve madde kötüye kullanımı
*Duyguların iletişiminde zorluk
*Kabuslar
*Kendi randevu ilişkilerinde şiddet yaşamak
*Fiziksel yaralanmalar, anneyi korumak için müdahale etmeye çalıştıklarında
*İntihar

Her bir çocuğun etkilenme derecesi aşağıdakilere bağlı olarak değişir:
*Çocuğun ev içi şiddete maruz kalma süresi;
*Maruz kalma başladığında çocuğun yaşı;
*Çocuğun ev içi şiddetle birlikte çocuk istismarı yaşayıp yaşamadığı;
*Yoksulluk, toplumsal şiddet, ebeveyn madde suiistimali veya akıl hastalığı ve aile yaşamındaki aksamalar gibi ilave stres kaynaklarının varlığı;
*Çocuğun istismar etmeyen ebeveyni veya önemli bir yetişkine güvenli bir şekilde bağlı olup olmadığı;
*Çocuğun destekleyici bir sosyal ağa sahip olup olmadığı;
*Çocuğun güçlü kültürel kimliği ve etnik gururu olsun;
*Çocuğun kendi olumlu başa çıkma becerileri ve başarı deneyimi;
*Aile, sağlık, eğitim, konut, sosyal hizmetler ve istihdama erişim.
Ev içi ve aile içi şiddetin davranışsal ve duygusal etkileri çoğu kez çocuklar ve anneleri güvende olduğunda, şiddet artık ortaya çıkmadığında ve aile üyeleri için destek ve uzmanlık danışma alındığında iyileşir.
 İstatistikler, istismarın çocuklar için oluşturduğu duygusal, fiziksel, sosyal ve davranışsal hasarın yanı sıra aile içi şiddetin de öğrenilmiş bir davranış haline gelebileceğini gösteriyor. Bu, çocukların istediklerini elde etmek için şiddeti kullanmanın iyi olduğunu düşünmeleri ve yetişkinler olarak ilişkilerinde şiddet olması için iyi bir şey olduğuna karar vermek için büyürler demektir.

 

KAYNAK: Aile İçi Şiddetten Koruma Merkezi Gold Coast Inc

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

− 9 = 1